Ben Ona Küheylan Diyorum

Ben Ona Küheylan Diyorum

Her çocuğun hayallerini süsleyen ve unutamadığı anılarına ortaktır bisikletler. Bende ilkokul sıralarında iken tanıştım ilk kez bisikletimle. Başarılı bir karnenin ardından gelen masmavi, amortisörlü bir BMX’ di ilk bisikletim. Öncesinde ise kuzenin kırmızı Pinokyo’ su ile gezerdik Çengelköy sokaklarında. Bir yaz günü mahalle camisinde kuran dersinden çıktık, kuzen önde ben arkasında atladık kırmızı Pinokyo’ ya evin yolunu tuttuk. Hızlandıkça yüzünüze vuran rüzgar sizi daha hızlı gitmeniz için teşvik eder bisiklet üzerinde. Biz de tam öyle yapıyor ve uçuyorduk adeta. Mahallemizin sütçüsü rahmetli Fatma teyzenin saman aldığını ve yolda samanların olduğunu fark ettik ama geç oldu, olanca hızımızla sürüklenmeye başladık yokuş aşağı. Kıvılcımlar çıkararak indiğimiz yokuşun dibinde ayağa kalktık ve her tarafımız yara bere içerisindeydi. Bu şekilde eve gidersek annemler çok korkar dedim kuzene ve yine bisiklete atlayıp sağlık ocağının yolunu tuttuk. Hemşireler bizi görünce çok şaşırdılar ama gülmekten de alamadılar kendilerini. Teşhis ve tedavimizin ardından eve döndük, bizimkilerin şaşkınlığını düşünüyorum da iyi ki önce sağlık ocağına uğramışız.

Yıllar birbirini kovalarken bende büyüyordum ve artık BMX küçük gelmeye başlamıştı. Üstelik mahalledeki herkesin vitesli bisikletleri vardı. Bende vitesli bir dağ bisikletim olsun istiyordum ama bunu açıktan söyleyemiyordum. Esnaf olan babamın dükkanında geçen yaz tatillerinden birinde, dükkana her gün gelen Türkiye gazetesinin kupon karşılığında bisiklet verdiğini gördüm. Fırsat bu fırsattı ve özenle kupon biriktirmeye başladım. Ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama kocaman bir kutu içerisinde Bisan&İhlas marka dağ bisikletim gelmişti dükkana. Montajını yaptırdık ve binmeye başladım hemen. O yazın tamamı bisiklet tepesinde geçti neredeyse ve bundan hiç sıkılmıyordum.

Murat Yazıcı Ben Ona Küheylan Diyorum

Uzun yıllar ara vermek zorunda kaldığım bisiklet hobisine bu yıl tekrar geri döndüm. Bu defa her şey daha kaliteli, daha profesyonel olmalıydı. Önce ilan sitelerini incelemeye başladım, bütçeme ve ihtiyaçlarıma uygun bir bisiklet için takipte kaldım. Daha sonra detayları öğrenmek için forumları takip etmeye başladım. Uzun süren bir takibin neticesinde tam da benim için biçilmiş kaftan olan ilanı gördüm. Yeni bisikletim kırmızı-siyah renklerin hakim olduğu Alman üretimi Cube markasının CLS LTD Pro modeliydi. Ancak ilan Zonguldak’ tan verilmişti, ben ise İstanbul’ daydım. Neyse ki üniversitede aynı evi paylaştığım arkadaşım Karadeniz Ereğli’ de yaşıyordu. Benim için o bisikleti hemen al Umut dedim. Şansım da yaver gitti Umut ertesi gün İstanbul’ a getirdi yeni bisikletimi.

Murat Yazıcı Ben Ona Küheylan Diyorum

İnanın çocukluğumda yaşadığım heyecana çok yakın bir duyguydu yeniden bisiklete biniyor olmak. İlk defa iş yerinin otoparkında denedim küheylanı ve aşık oldum resmen. Bizim çocukken bindiklerimiz bisiklet ise bu neydi ki acaba? Sağlıklı yaşamak, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak ve en önemlisi de çocukluğumu hatırlamak için bisiklete binmek en güzel seçenekti benim için. Hangi yaşta olduğunuzun, nerede yaşadığınızın, insanların ne düşüneceğinin hiç bir önemi yok inanın. Siz isteyin yeter ki bisiklet sahibi olmayı ve hayalinize pedallayın. Ne kadar iyi geldiğinin tarifi mümkün değil. Bu başlangıcın ardından blogumda bisiklet gezilerimi de paylaşacağım, takipte kalın.

Murat Yazıcı Ben Ona Küheylan Diyorum

E-Posta Adresinizi Kaydedin, Yazılarımı İlk Siz Okuyun!

Abone Olun Murat Yazıcı

More from Murat Yazıcı

1971 Yılından İstanbul Manzaraları

1971 Yılından İstanbul Manzaraları Şehirlerin sultanı İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakaları henüz...
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir