Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Ahmet Hamdi Tanpınar

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

“bir umuttur zaman… bir müphemdir zaman… ilerledikçe gerileyen… hep yeniden başlayan… etmezseniz saatlerinizi ayar… sizin de hayatınız kayar…”

Saatleri Ayarlama Enstitüsü kıymetli edebiyatçımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ ın nadide eserinin adıdır. Ahmet Hamdi bu eserinde Türk modernleşmesinin ironik eleştirisini yaparken, halkın karakteristik özelliklerini sayfalarda hayat bulan karakterleri ile yeniden yorumluyor.

Zaman para ile satın alamadığımız, takas edemediğimiz ve depolayamadığımız çok kıymetli bir değer. Birisi size kalan ömrünüz karşılığında tüm servetini teklif etseydi ne cevap verirdiniz? Sevdiklerinizle geçiremediğiniz zamanın maddi bir karşılığı olabilir mi sizce? Peki ya saatlerimiz, onlar bizim zaman tutucularımız. Zamanın akıp geçtiğinin farkına varabilmemiz için saatlere ihtiyacımız mı var? Yoksa onlar olmadan da pekala her geçen saniye ölüme yaklaştığımızın farkında olabilir miyiz? İnsan elindekinin kıymetini hiç bir zaman bilemediği gibi, yaşarken zamanın kıymetini de bilemiyor ne yazık ki! Sevdiklerimizle geçireceğimiz süre sınırlı olmasına rağmen, hoyratça harcıyoruz zamanı.

Bir gün gelecek ve ömrümüzün saati duracak, işte o andan itibaren zaman kavramının bir önemi kalmayacak. Bu kaçınılmaz sona doğru ilerlerken, neden sevdiklerimizi üzmeye, kalp kırmaya ve istediğimiz şeyleri ertelemeye devam ediyoruz? Zamanın kıymetini anlamayanları, yelkovanın peşinden koşanlar olarak görüyorum. Sürekli bir şeylere yetişme çabası içerisinde hayatı ıskalıyorlar. Oysa ki yelkovanın önünde koşanlardan olmalıyız, zamanımızın sınırlı olduğunu bilerek hakkını vererek yaşamalıyız.

Üstad Necip Fazıl’ ın mısralarında belirttiği gibi “Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum? Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.” dememek için anın tadını çıkarmalı geriye bakmamalıyız. Sanatın kavramları anlatmadaki başarısının en güzel örneklerinden bir diğeri ise Salvador Dali’ nin “Eriyen Saatler” adlı eseri. Etrafımızdaki her şey bize geçici ve aciz olduğumuzu anlatmaya çalışırken, neden bu kadar hırslı ve hiç ölmeyecek gibi yaşıyoruz. Bugün bir karar vermeye ne dersiniz?

Eriyen Saatler Salvador Dali Murat Yazıcı Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Edebiyatımızın iki önemli şahsiyetini ve dünyaca ünlü ressam Dali’ yi anmamıza vesile eserleri yazımız ekinde sizlerle paylaşıyorum.

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
Öleceğiz müjdeler olsun, müjdeler olsun!
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!

Necip Fazıl KISAKÜREK

 

Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum?
gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.

Diyorlar Bana? kalsın şiirde sözde yerde?
Sen araştır? göklere çıkan merdiven nerde.

Anladım işi; San’at Allah’ı(celle celaluhu) aramakmış?
Marifet bu? gerisi yalnız çelik çomakmış.

Zehirle pişmiş aşı yemeye kimler gelir?
Dilsizce? yalnız Allah(celle celaluhu) demeye kimler gelir?

Seni aramam için beni uzağa attın?
Alemi benim? beni Kendin için yarattın.

Tel tel iplik iplikte dikseler ağzımı?
Tek ses duysalar;Allah (celle celaluhu) yoklayanlar nabzımı.

Tutuşturanlar? lûgat kitabını elime?
Bilsin;Allah ‘tan (celle celaluhu) başka bilmiyorum kelime.

Ellerime uzanan dudakları tepeyim?
Allah (celle celaluhu) diyen gel seni ayağından öpeyim.

Ne var ki pazarlığa girişecek ecelle?
sermayem tek kelime Allah(celle celaluhu) Azze ve Celle.

Güzel Allah’ım (celle celaluhu)? Senden ne gelecekse gelsin?
Sen ki Rahmetinle de Kahrınla da güzelsin.

Neye yaklaşsam? sonu uzaklık ve kırgınlık?
Anla ki yok? Allah’tan (celle celaluhu) başkasıyla yakınlık.

Kudret O’nun? gayrında ne mecal var ne tüvan?
Alim ilmine yansın? pazusuna pehlivan.

Rabbim? Rabbim? bu işin bildim neymiş Türkçesi?
Senin aşkın ateştir? ateşin gül bahçesi.

Neye baksam aynı şey neyi görsem aynı şey?
Olan Sensin? hey gidi hakikat Sultanı hey.

Bu yük Senden Allah’ım (celle celaluhu)? çekeceğim naçarım?
Senden Sana sığınır? Senden Sana kaçarım.

Sana şah damarından daha da yakın Allah(celle celaluhu)?
Günah mı dedin? Ondan uzağa düşmek günah.

Göz kaptırdığım renkten? kulak verdiğim sesten?
Affet Allah’ım (celle celaluhu)Senden habersiz aldığım her nefesten.

Allah(celle celaluhu) dostunu gördüm bundan altı yıl evvel?
Bir akşamdı ki? zaman donacak kadar güzel?
Bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız?
Ruhuma? büyük temel çivisi çaktınız.

Düşünüyorum O’ndan evvel zaman varmıydı?
Hakikatler boşluğa bakan aynalar mıydı?

O Allah’ın (celle celaluhu) emriyle Kâinat Efendisi (sallallahu aleyhi ve sellem)?
Varlığın tacı? varlık nurunun ta kendisi.

Müjdecim? kurtarıcım? Efendim? Peygamberim?
Sana uymayan ölçü hayat olsa teperim.

Gözüm? aklım? fikrim var deme? hepsini öldür?
Sana göl gibi gelen? O göl diyorsa göldür.

O yüz? her hattı tevhid kaleminden bir satır?
O yüz ki göz değince Allah’ı (celle celaluhu) hatırlatır.

Sual: Ey veli? insan nasıl olmalı söyle?
Cevap: son anda nasıl olacaksa? hep öyle.

Biri aşk? biri nefret? bizim kanadımız çift?
Ateş saçmalı ki Nûr? erisin kapkara zift.

Büyük Randevu? bilsem nerede saat kaçta?
Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta.

Hasis sarraf? kendine bir başka kese diktir?
mezarda geçer akça? neyse onu biriktir.

Dostlarım ev? eşyamdı? birbir gitti diyorum?
Artık boş odalarda ölümü bekliyorum.

Bu dünyada renk? nakış? lezzet? ne varsa küsüm?
Gözümde son marifet? Azrail’e (A.S.) tebessüm.

Ölüm ölene bayram? bayrama sevinmek var?
Oh ne güzel bayramda tahta ata binmek var.

O demde ki perdeler kalkar? perdeler iner?
Azrail’e (A.S.) “hoş geldin” diyebilmekte hüner.

Öleceğiz? müjdeler olsun? müjdeler olsun?
Ölümüde öldüren Rabb’e secdeler olsun.

Ölüm güzel şey? budur perde ardından haber?
Hiç güzel olmasaydı? ölür müydü Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem))

Necip Fazıl Kısakürek

E-Posta Adresinizi Kaydedin, Yazılarımı İlk Siz Okuyun!

Abone Olun Murat Yazıcı

More from Murat Yazıcı

Efsane Duvar Yazıları

İnsanın doğasında var yazmak, kimi zaman sararmış bir kağıda, kimi zaman avuç...
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir