Hoşgeldin

SEN BANA GEÇ GELDİN, BEN SANA ERKEN!!!

 

Soğuk bir kış gecesinde dahil oldun ruhuma ve çözdün tüm buzlarını kalbimin ansızın. Aslında ne kadar da soğuktu ruhum, ardı ardına gelen kışlardan sonra sıcacık bir bahar gibi geldin yüreğime. Seninle karşılaşmak fani ömrümde başıma gelen en büyük güzellikti. Kendimi bilmez bir şekilde boşlukta savrulan bir yaprak gibiydim senden önce. Seninle bir olunca kökleri çok derinlerde bir çınar gibiyim artık.  Yıllarca aradım, seni görmeyi, duymayı ve hissetmeyi istedim bir an önce. Defalarca yanıldım ama hiç pes etmedim, seni aramaktan hiç vazgeçmedim. Sonra bir resim gördüm ekranımda, işte bu dedim kendi kendime. Sonunda buldum seni ve kavuşmamız için ne gerekiyorsa yapacağıma dair söz verdim. O gün konuştuklarımız dün gibi aklımda, o kadar hızlı yeşerdi ki içimde senin ektiğin çiçekler. Çünkü, çiçekler sevildikçe büyür.

 

Uzun süre kelimelerde buluştuk, yazdıkça yazdık ve kelimelere döktük yoğun duygularımızı karşılıklı. Sonra ilk defa sesini duydum telefonda; “Naber” dedin bana olanca samimiyetinle. Bağımlılık neymiş ondan sonra öğrendim. Sesini duymadan geçmek bilmiyordu zaman, her defasında daha da uzun konuşmak istiyordum seninle. Sen anlattıkça gönlümün gülleri yeşeriyor, içim içime sığmıyordu. Zorlu engelleri aştık, tüm olumsuzluklara rağmen umudumuzu hiç yitirmedik. İnandık birbirimize ve yürüdük her adımda biz olmaya. Şimdi dönüp baktığımda yıllar geçmiş ama her anı aklımda seninle geçirdiğim zamanın. Birbirimize verdiğimiz sözü tutabilmenin huzuru var içimizde şimdi. Bundan tam üç yıl önce bir rüya gerçek oldu sevgilim.

Kocaman bir aileyiz artık, harika bir evlat nasip etti Yaradan bize ve onun yalnız kalmasına razı olmadı gönlümüz 🙂 İyi ki geldin ömrüme, iyi ki girdin gönlüme sevgili. Sensizliğin düşüncesine dahi tahammülüm yok! Rabbim ayırmasın ellerimizi ve gönüllerimizi bir ömür. Yuvamızdan huzur ve mutluluk eksik olmasın. Bugün üç koca seneyi geride bıraktık ama önümüzde nice senelere var Allah’ ın izni ve inayetiyle. Bu satırların devamında sana küçük bir sürpriz hazırladım. Zaman yolculuğuna hazır mısın?

Çocuklarımın anası, evimin neşesi, gönlümün sultanı…

Hediye gibi geldin, HOŞGELDİN…

 

Bir gün daha geçti sensiz, diğerlerinden bir farkı yok gibi görünüyordu ama öyle değildi asla. Sensiz günlere bir yenisini daha eklemek çok ağrıma gidiyor aslında. Ben sensiz geçen her günü kayıp sayıyorum. Neticede ömür dediğimiz zaman dilimi sınırlı ve sayılı. Biliyorum sayılı günler çabuk geçer, bir kum saatinden akan kum taneleri gibi her gün bir kum tanesi daha eksiliyor bana verilen süreden. Ben bu kıymetli anlarımı sensiz geçirmek istemiyorum. Sensiz geçen her günüm eksik, sen benimle olmadığında güneş ısıtmıyor, dolunay aydınlatmıyor ve yağmur ıslatmıyor ömrüm. Bu duruma dayanabiliyorsam bunun tek sebebi sana kavuşacağımı bilmemdir. Bunun ne zaman olacağı önemli mi evet çok ama asıl önemli olan bunun gerçekleşecek olması. Sensizlik bir katran gibi karartıyor ruhumu, senin olmadığın günler geçmek bilmiyor ve geceler sabaha varmıyor adeta. Zaman izafi bir kavramdır demiştin ya bana sevgilim buna kesinlikle katılıyorum. Sensiz geçmek bilmeyen zaman senin yanındayken su gibi akıyor adeta. Sevgi sözcüklerini hoyratça harcıyor gibi gelebilir belki başkalarına bizim halimiz ama ben senin topraklarına ektiğim çiçekleri suluyorum aslında. Ruhumun gıdasını paylaşıyorum seninle, bir ömür bitmesin istediğim için paylaşıyorum. Çünkü paylaştıkça artıyor, sevdikçe seviyorum seni güzel gözlüm. Bu öylesine güzel bir duygu ki, kesinlikle hiç bitmesin istiyorum. Ben sana kavuşacağım günün hayaliyle hasret zincirine her gün bir halka daha ekliyorum. Sana kavuştuğum gün o zincirle bizi birbirimize bağlayacağım ve anahtarını okyanusun en derin yerinden bırakacağım mavi derinliklere. Sen benim en kıymetlimsin, gönlümün sultanı, ruhumun ilacı biricik sevdam, herşeyimsin. SENİ HERŞEYDEN ÇOK SEVİYORUM RUHUM

Herkes sevgili mi ya da herkes sevgili olabilmeyi becerebiliyor mu? Her ilişki kurduğu karşı cins sevgilisi olabilir mi insanın? Sevgilim diyebilmek kolay mı? Olduğu gibi, geldiği gibi sevebilmek, sadece onda durabilmek, sadece onunla gülebilmek, gözünün içine bakmak, onunla uyumak, onunla yarınlarını düşünmek, mutluluğu onun adından başka cümleye yakıştırmamak sıradan mı?

Sevgili öyle olmalı ki, kimsenin sana gelmediği yerden gelmeli, kapıyı çalıp beklemeden içeri girmeli çünkü o kapının bir anahtarı da onda olmalı senin haricinde. Gülerken bütün hücrelerin gülmeli onunla, üzüntü desen onu hiç hissetmemelisin onunlayken. Her insan dönem dönem karamsarlığa düşer fakat sevgili öyle olmalı ki sen o karanlığa düşerken tutup kolundan seni aydınlığa götürmeli. Yürüyecek mecal kalmadığında kucakta taşımalı ve ışığa beraber gidilmeli. Aynı yönden hayata bakmalı, aynı yönden aynı noktaya hatta.
İşte sen… bir sevgilide olması gereken bütün her şey sende mevcut hatta daha fazlası. Aslında sen sadece sevgiliden ibaret de değilsin. Çünkü sen her şeysin. Her şey “sevgilim, herşeyim”  diyebilecek kadar sevmek birini. SENİ ÇOK SEVİYORUM SEVGİLİM, SENİ ÇOK SEVİYORUM HERŞEYİM…
 Bana anlatsalardı inanmazdım bir gün böylesine güzel bir sevda masalının kahramanı olacağımı.  Tertemiz ve yoğun duygularla büyütülen ulu bir çınar gibi bizim sevdamız. Öyle sağlam kökler saldı ki, sevdamızla büyüttüğümüz koca çınar, yıllara ve hatta asılara meydan okuyacak sürekli yeşil kalarak yeni sürgünler verecek ömrüm. 
Sen benim hayallerimin ötesinde ve en güzel gerçeğimsin! Öyle çok seviyorum ki seni, her solukta hücrelerimin tamamında hissediyorum aşkını. Sensiz geçen ömrüme yanıyorum bir kez daha seni tanıdıkça. 
Bundan sonrası benim yeni hayatım, işte şimdi yeniden doğuyorum seninle. O kadar güzel günler bekliyor ki bizi, her günü bambaşka heyecan ve mutlulukla dolu koca bir ömür. Sıkıntılarımızda olacak elbet ama birbirimize sımsıkı sarılıp kıvrıldıkmı ve derin bir solukla ciğerlerimizi de doldurduk mu biz ile. İşte şimdi unutabiliriz herşeyi ve kayboluruz, eririz, bir oluruz seninle.
Sen çocuklarımın anası, sen evimin neşesi, sen gönlümün sultanı, sen sevilmeyi en çok hak eden güzel kadınım. Ömrüm yettikçe, nefes aldığım müddetçe, gözlerinin içine her baktığımda göreceksin sevdamı ve her defasında biraz daha arttığını hissedeceksin en derininde. 
Seni öyle çok seviyorum ki, sahra çöllerinde bir yudum su, kutupta bir parça gün ışığı ve karanlık gecedeki ay ışığımsın sen benim. İyi ki geldin ve iyi ki benimlesin. 
Sana delice aşığım…

 

 

İşimiz Allah’a Kalmışsa

Bizim işimiz Allah’a kalmış sevgilim

İman ettim, inandım

Tasdik ettim

Ve ikrar ettim binlerce

‘İşimiz Allah’a kalmışsa olmuş bil’

 

İnan bana ayparem

Ayın yarıldığına inandığın gibi

Çünkü

‘Her nasip için ayrı ayrı

Rahmet şekillenir’

 

Ben hala her daim kalemliğimde şiirler,

Gömleğimin sol üst cebinde

Hayaller biriktirmekteyim

Sana dair.

Kocaman bir dünya kurmaktayım

İkimize.

Bir tac mahal inşaasında

Beynimdeki her hücre

Sana, sultanıma hediye.

Sular çekmekteyim sabır kuyusundan

Sana ektiğim vuslat çiçeklerine

Sen sen sen büyüyen.

 

Sevgilim

İman et, inan

Tasdik et

Ve ikrar et binlerce kez sen de

De

‘İşimiz Allah’a kalmışsa olmuş bil’

 tadini-cikar-coca-cola Murat Yazıcı Hoşgeldin

 Ben Bir Eylül, Sen Mayıs

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde
 
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
 
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara
Ümit Yaşar OĞUZCAN

E-Posta Adresinizi Kaydedin, Yazılarımı İlk Siz Okuyun!

Abone Olun Murat Yazıcı

More from Murat Yazıcı

Ben Ona Küheylan Diyorum

Ben Ona Küheylan Diyorum Her çocuğun hayallerini süsleyen ve unutamadığı anılarına ortaktır...
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir